son entry

bir zamanlar canla başla entry kasmaktan başka birşey yapmayan, hümanist sözlüğün bir ölünün arkasından geyik yapmalara, ırkçı çığırtkanlıklara ve seyirci kalınamayacak faşist yaklaşımlara sahne olmasının yani geldiği yerden çok uzaklaşmasının insanın kanını donduran ülkücü forumlara benzemesinin sonucu olarak çoğu hiç bir yazar tarafından önemseneceğini sanmadığım ha bir eksik ha bir fazla diye düşündüğüm ve hrant dink in ölümünden sonra ona yapılan saygıısızlığa dikkat çekmek için istifa etmekten başka yol olamdığını düşünüyorum... sözlükte gerçekten çok kaliteli adamlar bulunmakta * * * ama artık diğerlerinin sayısı daha fazla.

bu yüzden bu benim son entrym...

ayrılırken de söylemek lazım galiba yaşasın halkların kardeşliği...

lafmacun cumhuriyeti

başkentinin güvercin olmasınınuygun olacağı ülke*.

mustafa alp dagistanli

radikalin "19 ocak 2007 ermeni soykırımı" başlıklı yazısıyla lafmacun yazarları tarafından tepki çekmiş radikal yazarı.

<bkz: radikalin radikal yazarları>

19 ocak 2007 ermeni soykirimi

ortayı bilmek lazım bence yani bir insan türklüğüyle gurur duymuyorsa mutlaka utanıyor mudur kompleks midir bu, yazının tamamını okudum ve çok beğendim. söylenmek istenen şeyse burdaki kimsenin tepkisini çekecek bir şey değil sanırsam. milliyetçiliğin her halinin kötü olduğundan bahsediyor yazar, kendi ırkını, kanını, savunmanın mantıksızlığından bahsediyor, bi ırkla gurur duymak biraz yüzeysel bir düşüncedir bence, dünyaya türk geldik diye türklüğümüzle , ispanyol gelseydik ispanyolluğumuzla gurur duyup bunun millyitetçisi olursak, şuan aynı sfta bulunanların haklılığı ne kadar aynı safta kalabilir. burda yazarı kötüleyenlerin hepsini bir kez daha yazıyı okumaya ama biraz iyi objektif bakmaya çaırıyorum bunlar buraya sığamayacak kadaruzun konular ama en azından bir millete mensup olmanın ne utanılacak ne de gurur dduyulacak bir yanının olmadığını düşünmeye çalışılmasını istirham ediyorum.

hepimiz ermeniyiz

halkların kardeşliğine gerçekten inanan ve kökünün nereye dayandığının, insani kimliğinden ötesnin gereksizliğini savunan biri olarak farklı kültürden ve milletten gelen bir aydının milliyetçilik gibi tek taraflı düşüncelerle öldürülmesinin ardından destek amaçlı söylenebilecek en güzel slogan...

<bkz: hepimiz hrantız hepimiz ermeniyiz>

hepimiz noumayiz

lafmacun içinde yüzeysel yazarlar olduğunun da göstergesi olan bir ölünün arkasından hepimiz ermeniyize cevap olarak sarfedilmiş saçma sapan duyarsız söz öbeği.

1 500 001 nci olum

1.500.001.ölüm
<bkz: hrant dink>

hrant dink'in cenazesindeki çarpıcı pankartlardan bir tanesi. bu konuda pek bir şey bilmeyen dışardan bakan bir insanın iilk söyleyeceği cümle olsa gerek.

mp3 calarin sesini sonuna kadar acip otobuse dinleten insan

<bkz: benim mp3 playerim var herkes bilsin hee>

yasin hayal

agos gazetesi genel yayın yönetmeni hrant dink'i öldüren ogün samast'ın azmettiricisi cinayeti planlayan daha önce de trabzon mc donaltsa bomba koyan 3 sene yatıp çıkan alperen çay ocağı'na mensup vatansever!!!

hrant dink

<bkz: hakkındaki ilk entrynin öldükten sonra girilmesi>

alperen ocaklari

hrant dink cinayetiyle yakından ilgili katiller topluluğunun mekanı.

fatih akin

kebab kollektion filminin de yönetmeni olan çok beğendiğim yönetmenlerden biri olup ilk filmi temmuzdayla kalbimden vurmş duvara karşıyla zaten inceldiği yerden kopartmış adamdır.

bütün filmleri izlenmeli bütün yaptıkları görülmelidir.

solino

gerçek bir italyan filmi sıcaklığını tam anlamıyla yakalamış gerek çocuk yıldızlarıyla, gerekse gayet olgun oyuncularıyla gerekse fatih akın'ın bir kez daha başarısını ıspatladığı kendine has yönetmenliğiyle bezenmiş, göçmen çaresizliğinden, çocukluk aşklarına, tutku ve heyecandan, intikam duygusu olmayan kıskançlığın ailesel gözyaşartıcılığına kadar, sadakat sevgi, iyi olanın kazandığı iç güdüsünü veren izlenesi film.

müziklerinin de filmin italyan tadında olmasına yaptığı katkı su götürmez tabi ki.

babam ve oglum da bile aglamayan erkek

ağlamayanlar değil, ağlamadığıyla gurur duyanlar çocukluğunu kaybetmiş insandır, üzerinde durmamak lazımdır...

babam ve oglum un duygu somurusu yaparak turk halkini kandirmasi

en başta film zaten ağlattıktan 2 sn sonra gülme krizine sokabildiği için duygu sömürüsünden uzaktır.

cehennemdeki yerleri hazir olan yazarlar

<bkz: en başta ben galiba>

babam ve oglum un duygu somurusu yaparak turk halkini kandirmasi

babam ve oğlum muhteşem bir film değildir.
türk sinemasının bir kez daha izleyeceğim örneklerinden bile olamaz.
ama hiç kimse çağan ırmak'ın duygu sömürüsü yapğtığını söyleyemez eğer öyle olsaydı ölüm sahnesi çok daha fazla uzatılabilridi. ayrıca film fikret kuşkan üğzerine kurulu bir yanda oğlu bir yanda babası bulunmaktadır. ve 12 eylülden çok bu ikilemi anlatmaktadır, film hüngür hüngür ağlatmıştır. ama bir filmin ağlatırken de olsa duygu sömürüsü yapıp yapmadığnı belli eder mesela her gece şehit cenazeleri gösterip rayting toplamaya alışan flash tv gibi değil bu film.

ağlatan film her zaman iyi filmdir diyemeyiz. çünkü ağlatmak çok kolay bir hadisedir ve genelde müziğe bakar ama duygu sömürüsü bambaşka birşeydir ve bu filmin samimiyetini engeller ki samimi olduğu için gişede reklamsız bu kadar başarılı olmuştur bu film...

son bişey her çocuk zaten şirindir kimsenin bir şey göstemesine gerek yoktur.

<bkz: marjinal olmaya da olurken başkalarının duygularını hiçe saymaya da gerek yoktur>

kur an i kerim de olmayan bir nick almak

kesinlikle yanlış bir hadisedir.
<bkz: bunu yapan yazar olamaz>

kuran i kerim de yer almayan bir ismi cocuklarina veren aile

<bkz: yazarın birinci görevi güldürmektir o zaman nart bi numaralı yazardır>

hypnotic chuck ile evlensin kampanyasi

hypnotic'e ben de aşığım düello fakan yaparız o olur anca. dediğim başlık